- Haberler
- Reel Sektör
- Ayhan Milci: 'Kredi kartını kısmak enflasyonu düşürmez'
Ayhan Milci: 'Kredi kartını kısmak enflasyonu düşürmez'
Ekonomist ve iş insanı Ayhan Milci, TCMB ve BDDK'nın kredi kartlarına yönelik sıkılaştırıcı adımlarını Konya Ekonomi'ye değerlendirdi. Milci, düzenlemelerin hane halkından reel sektöre kadar geniş bir alanda ciddi riskler barındırdığını söyledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) kredi kartı kullanımlarına yönelik attığı sıkılaştırıcı adımlar tartışılmaya devam ediyor. Bu kapsamda Konya merkezli Solitimes Enerji Yönetim Kurulu Başkanı, ekonomist ve iş insanı Ayhan Milci, söz konusu uygulamaların enflasyonla mücadelede yanlış bir çerçeveye oturtulduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu.
Milci, kredi kartlarına yönelik önlemlerin yeterli analiz yapılmadan devreye alındığını vurgulayarak şunları söyledi:
“TCMB ve BDDK’nın, kredi kanallarını sıkılaştırmak için özellikle kredi kartlarına yönelik attığı adımların yeterince düşünülmeden alındığını düşünüyorum. Bir tedbirin işe yarayıp yaramadığı, sağladığı faydanın yarattığı sorunlardan fazla olup olmadığıyla ölçülür. Bu düzenlemede ise bu hesabın doğru yapılmadığı ortada.”
Enflasyonun asıl nedeni talep mi?
Enflasyonun kaynağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milci, resmi metinlerde de talep yönlü baskıların sınırlı olduğunun kabul edildiğini hatırlattı:
“Önce temel soruyu sormak gerekiyor; enflasyonun asıl nedeni gerçekten talep mi? TCMB’nin kendi metinlerinde bile talep koşullarının enflasyonu aşağı çekici etkisinin hâlâ sürdüğü yazıyor. Buna karşılık fiyatları yukarı iten ana kalemler gıda, kira, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamalar. Bu alanlarda bir rahatlama yokken, kredi kartını kısmak sorunu gerçekten çözüyor mu.”
Kredi kartı harcamalarındaki artışın da yanlış yorumlandığını ifade eden Milci, bu yükselişin önemli bir bölümünün kayıt dışılığın azalmasından kaynakladığını söyledi:
“Kredi kartı kullanımındaki artış da çoğu zaman yanlış okunuyor. Bu artışın önemli bir kısmı, harcamaların kayıt dışından çıkıp kayıt içine girmesinden ve düzenli piyasanın büyümesinden kaynaklanıyor. Birkaç istisnai örnek üzerinden, kredi kartıyla yapılan büyük harcamaları gerekçe gösterip herkesi aynı sepete koymak adil değil. Orta ve düşük gelir grubunun durumu ise daha da hassas. Bugün milyonlarca insan günlük hayatını kredi kartı ile çeviriyor. Sorunlu kullanım ayrı bir başlık olabilir. Ancak kart limitlerini genel olarak kısmak, geçim derdini büyütür. Bu da sadece ekonomik değil, sosyal ve siyasal sonuçlar doğurur.”
Sert kısıtlama, kayıt dışı ekonomiyi yeniden büyütebilir
Uygulamaların ticaret hayatını da olumsuz etkileyeceğini belirten Milci, perakende sektörünü kredi kartı harcamalarına büyük ölçüde bağımlı olduğunu ifade etti:
“Ekonomik tarafı da göz ardı edilemez. Perakende sektörü başta olmak üzere pek çok alan, kredi kartı harcamaları sayesinde ayakta duruyor. Sert kısıtlamalar ticareti yavaşlatır, hatta kayıt dışı ekonomiyi yeniden büyütebilir. Somut bir örnek verelim. Çocuklarının eğitim masraflarını kredi kartıyla ödeyen bir vatandaşımızı düşünün. Okul taksitleri, servis, kurslar zaten ağır bir yük. Limitler düşürüldüğünde bu insanlar eğitim gibi temel bir gideri nasıl karşılayacak? Bu soruya net bir cevap yok.”
Kredi notları ve bankacılık sektöründe riskler
Öte yandan düzenlemenin finansal sistem üzerindeki yan etkilerine de değinen Milci, kredi notları ve bankacılık sektörü açısından riskler oluşacağını söyledi:
“Bir diğer konu da kredi notları. Limitler düşürülüp kullanım oranları otomatik olarak yükseldiğinde, insanların Findeks notları gerileyecek, kredi kalitesi bozulacak. Bu zincirleme etki gerçekten hesaba katıldı mı?”
“Son olarak bankacılık sektörü ve piyasa tarafı var. Bu adımlar bankaların kârlılığını olumsuz etkiler. Borsada yeni yeni oluşan olumlu havanın da bundan zarar görmesi sürpriz olmaz.”
Milci, enflasyonla mücadele her sapmada kredi musluklarını kısmaya dayalı yaklaşımın sürdürülebilir olmadığını vurgulayarak değerlendirmesini şöyle tamamladı:
“Özetle, enflasyonda her sapma görüldüğünde refleks olarak kredi kanallarını kısmak artık ciddi bir sorun hâline geldi. Sorunun kaynağı doğru tespit edilmeden atılan bu tür adımların, ileride geri alınmak zorunda kalınması kimseyi şaşırtmamalı.” ifadelerini kullandı.
Bakmadan Geçme